Konuşma Sorunları

Kişilerdeki iletişim bozukluklarının en belirgin olduğu durum konuşma sorunları olarak görülmektedir. İletişim sıkıntılarının getirdiği en büyük sorun ise kişilerin kendine olan güvenini yitirmesi ile sonuçlanmasıdır. Konuşma sorunları çocuk yaşlarda belirginleşmeye başladığında müdahale edilmediğinde artık bu konuşma sorunları adeta bir alışkanlık halinde dil tembelliği şeklinde kalıcı bir hal almaktadır. Özellikle ergenlik dönemine kadar konuşma bozukluğu tedavisi göremeyen bireylerin ergenlik döneminde bu sorunlarla karşı karşıya kalması davranış bozukluklarını ortaya çıkarmaktadır.

Özellikle çocuklarda görülen kekemelik harf hataları veya hızlı konuşma sorunları, henüz oturmuş bir yanlış konuşma alışkanlığına dönüşmeden ya da zaman kaybetmeden konuşma terapileri, dil egzersizleri ile yeni ve kontrollü bir konuşma alışkanlığı kazandırılması ve bunun kişiye benimsetilmesi ile kişi bu konuşma sorunlarından kurtulabilir ancak birey konuşma sorunlarından tamamiyle kurtulmak istemeli ve egzersizlerini aksatmamalıdır.

Yanlış konuşma alışkanlıkları olarak devamlılığından söz edebileceğimiz konuşma sorunları yalnızca yeniden şekillendirilmiş ve konuşmanın akıcılığını ve alt yapısını değiştirebilmekle, yeni konuşma sistemine adapte olup bunu benimseyebilmekle mümkün olur. Konuşmasorunları tedavisi bu yönüyle şiddetli bir azim ve istikrar ister ki, bu öğretiler kişilerde refleks haline dönüşebilsin. Yine sorun olarak tekrar ortaya çıkmaması için bu şarttır. Zamanında oturan sorunlu yapının yinelememesi için bir sorun gözlemlendiğinde yeniden alışkanlık haline gelmeden kontrolün kaybedilmemesi için gerekli seansların takibi yapılmalıdır.

Konuşma bozukluğu ile ilgili olarak takılmaların önüne geçebilmek adına hizmet veren kekemelik tedavi merkezleri kullandıkları yöntemlerle konuşma alışkanlıkları ve konuşmayı destekleyici egzersizleri ile kişilerin bu sorundan kurtulmalarına vesile olurlar.

Konuşma Bozukluğu Terapisi

Konuşma bozuklukları bireyin konuşma sırasında istemsizce meydana getirdiği duraksamalar, takılmalar yahut harf hatalarının sıklıkla olması durumunda görülür. Konuşma bozuklukları bireyin tüm hayatı boyunca ilişki kurması sırasında yaşayabileceği zorluklarla devam eder, birey takılmamak ya da hata yapmamak için dikkat eder, istemsizce gerçekleşen bu bozukluklar bireyi zor bir duruma soktuğu gibi içine kapanmasına neden olabilmektedir.

Heyecanlı anlarda ya da önemsediğimiz birileriyle konuşurken baskı altında hissettiğimizde veya öfkeli anlarda sinirlenen bireyler normalden daha çok takılırlar. Bu durum beyin fonksiyonlarımızın hızlı düşünüp kurmak istediğimiz birden fazla cümle yüzünden hata yapmamıza sebep olur. Konuşma bozukluğu olan bireyler bu durumlarla karşı karşıya geldiklerinden konuşmak istemez ve uzaklaşmaya çalışırlar.

Konuşma bozukluğu terapisi bütünüyle uzun süreçler isteyen metotlardan oluşmaktadır. Bu bozukluklar yapısı gereği artık alışkanlık haline geldiğinden bu durumdan kurtulmak istemek kısa süreçlerle sonuç alınabilecek bir durum değildir. Uzun süreler sonucunda takılmadan ya da hata yapmadan konuşmak ve bunu benimseyebilirken günlük hayatımıza yansıtmak istemek kolay olmayacağı gibi üstesinden gelinmeyecek bir problem değildir. konuşma bozukluğu terapileri işte bu kısımda bireylerin benimseyeme çalıştığı konuşma stilinin seanslar eşliğinde sürekli tekrarlanmasıyla tamamen farklı bir alışkanlık elde etmeye yarar.

Konuşma bozukluğu terapileri ile kişiler, karşılaştıkları her olayda, günlük hayatlarında, heyecanlandıklarında veya öfkeli durumlarda kontrollü konuşma stiliyle konuşmanın akışını şekillendirebilecek duruma gelirler, buda aldıkları temel eğitimin, kontrol süreçleriyle devam etmesini sağlayacaktır. Ortama uyum sağlayamayan kişilerin söz konusu terapiye adepte olması ve konuşma terapisinden verim alması söz konusu olmayabilir. Konuşma bozukluğu terapisi dil- dudak çalışmalarının kişiye özel olarak planlandığı detaylı seanslardır. Merkezimizde kullandığımız ‘shaping tekniği’ dünya çapında kullanılan bir tekniktir, bu teknik akıcılığı şekillendirerek bireyin takılmadan konuşmasına ve hatalarını olabildiğince aza indirmesine yardımcı olduğu gibi doğru nefes teknikleriyle çözüm olmaya devam etmektedir.

Dil ve Konuşma Terapisi Faydaları

Kişilerde konuşma sırasında yaşanan ani duraksamalar ve harf hataları konuşma bozukluğu olarak nitelendirilebilir. Bu konuşma bozuklukları sık sık meydana geldiğinde ve heyecanlı anlarda arttığında konuşma bozuklukları sınıfında yer alır. Bireyler baskı altında hissettiklerinde ve makam sahibi birileriyle konuştuklarında konuşma problemleri artmaktadır. Bu durumu en aza indirgeyebilmek ve tamamen kurtulmak için tedavi yolları aranır ve en uygun terapi seçilerek eğitime başlanır.

Bu terapiler kişinin yaşına, yaşantısına ve hayatına uygun seçilmiş olup eğitim süresince ve sonrasında devam edebilen bir yapıya sahip olmalıdır. Bireyde uzun yıllar var olan konuşma bozukluklarının kısa sürede çözüm olmasını düşünmek var olan konuşma bozukluğunun geri gelmesiyle hayal kırıklığına uğratabilir. Bu yüzden uzun süreli eğitim metotları bireyin konuşma problemini kontrollü bir alışkanlık haline getirerek uzun süreli çözüm sağlar.

Dil ve konuşma terapistleri konuşma problemlerinin telafisinde bireylerin durumuna göre onların sorunlarının tam olarak tespit ve teşhisiyle başlayan bir yapıyı egzersizler eşliğinde yönetmektedir. Dil ve konuşma terapisti, işitebilen her çocuğun bir şekilde konuşturulabileceğini bilen bir düşünce yapısıyla hareket ederken, bireylerin öncesinde yaşamış olduğu sıkıntılı olayları da göz önünde bulundurarak konuşmasında sıkıntı çıkaran sorunların öncelikle kaybolmasını sağlamak adına girişimlerde bulunmalıdır.

Konuşma bozuklukları alışılmış bir eylem olarak ilerler ve bireyin artık konuşurken vazgeçemediği bir tik şeklinde devam eder. Bu alışılmış konuşma bozukluklarının sürekliliğini yitirmek ancak başka doğru bir alışkanlıkla giderilebilir. Biz bu konuda terapilerimiz de bireyi tamamen farklı bir konuşma şekline ayak uydurmasını sağlayarak günlük konuşma stilini benimseyebilmesine yardımcı oluyoruz. Azim ve istek sonucunda bireyler öğrendikleri bu konuşma stilini günlük hayatına da uygulayarak konuşma problemlerinden kurtuluyor.

Dil ve Konuşma Terapisi

Dil ve konuşma terapisi, konuşma sürecinde yaşanan artikülasyon ve takılmaların önüne geçmek için bireylerdeki yanlış konuşma yapısını, küçük yaşlardan kaynaklanan sorunları da ele alarak süreçler halinde uygulanan yöntemler dil ve konuşma terapileri olarak adlandırılır.

Kişilerin yaşadıkları konuşma bozukluklarının niteliğine göre şekillenen dil ve konuşma terapileri, kısa sürede tamamlanmaması gereken uzun süreçli kompleks bir yapıya sahiptirler.

Dil ve konuşma terapisi, kişilerin mevcut akıcı konuşma sorunlarının tamamen değişmesi yönüyle ortaya konmalıdır. Oturmuş yapıların dil ve konuşma terapisi ile farklı bir boyuta kavuşması için uygulanması gereken süreçler, kişi için önem arz ettiği için terapi öncesinde kişilere aktarımı farklı açılardan yapılmalıdır. Dil ve konuşma terapisi bazen amatörce de olsa erken konuşma dönemindeki çocuklara alile bireyleri tarafından yapılabilir, tane tane cümleleri seçerek akıcı şekilde okumak ve tekrarlatmak gibi örnekler verilebilir.

Konuşma bozuklukları konusunda farklı yapılardaki sıkıntıların konuşma seansları eşliğinde belirlenen bir programla bireyin konuşma bozukluğu yaşadığı harflerden başlayarak seanslarla devam eder.

Dil ve Konuşma Terapisti takılmalar yada harf hataları yani artikülasyon sorunu çeken bireylerin bu sorunlarını öncelikle sabit yapıyı kıracak şekilde tekrar kontrollü bir yapıyla değiştirmek suretiyle uygulamalara başlar. Konuşma Terapisti daha sonrasında dil ve dudak egzersizleriyle yapılandırdığı harfleri öncelikle kelimelerde daha sonra da cümlelerde daha kontrollü bir yapıyla kullanmaya yönelik kişilere pratik yaptırmaktadır. “Dil ve konuşma terapisti” ifade güçlüğü vakalarında ise öncelikle seslerin doğru şekilde çıkartılması noktasında çalışmalara başlamakta sonraki adımda ise bu sesleri şekillendirmeye yönelik dudak terapilerine yön vermektedir.

Dil ve konuşma terapisi özellikle küçük yaşlardaki terapi gören bireylerde oldukça uzun devam edebilen süreçleri içerisinde bulundurabilmektedir.  Dil konuşma terapisi, erken konuşma dönemlerinde eğitim alan kişilerde öncelikle çocuğun terapiste alışma döneminin olması gerektiği bilinmelidir. Henüz ortama uyum sağlayamayan bireyin söz konusu terapiye motive olması ve dil ve konuşma terapisi neden verim alması söz konusu olmayabilir. Dil konuşma terapisi sonuç verdiği durumlarda ise yapılacak en büyük yanlış sonuca aldanıp bu terapileri bırakmak olabilir.

Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Konuşma bozuklukları bireyde genellikle çocuklu yaşlarda ortaya çıkan ve ilerleyen yaşlara kadar devam eden komplike bir yapıya sahiptir. Bireylerin yaşam boyunca heyecanlı ve baskı altından hissettiği durumlarda artan sorunları olarak devam eden birden fazla konuşma bozukluğu vardır. Bu konuşma bozuklukları bireylerde engelleyemediği ve düzeltemediği bir sorun olarak devam eder.

Birden fazla nedenden meydana gelmiş olan konuşma bozuklukları kısa sürelerle tedavi edilemez. Uzun yıllar var olmuş olan ve alışkanlık haline gelmiş olan bu konuşma sorunlarının kısa süreler içerisinde tedavi edilmesini beklemek sorununuzun yalnızca kısa süre giderilmesine yardımcı olacaktır. Konuşma bozuklukları zihinsel ya da fiziksel bir yapıya da sahip olmadığında hap tedavisi ya da cerrahi bir operasyonun konuşma bozukluklarına kesin olarak çözüm olmaları imkânsızdır. Bireyde var olduğu andan itibaren alışkanlık kazanan bu sorunlar ancak başka bir alışkanlıkla tedavi edilebilir.

Konuşma bozukluğu tedavisi yalnızca konuşma egzersizleriyle ve işitme kaybı yahut zeka geriliği gibi sorunları olmayan bireyler üzerinde yapılarak netice alınabilecek problemlerdir. Her şeyden önce bireyin bu bozukluktan tamamen kurtulmak istemesi gerekir çünkü aldığı bazı sorumlulukları tamamen yerine getiremeyen bireyler tedavisinin aksamasına neden oluyor bu nedenle bireyde istek ve azim hiç bitmemeli. Merkezimizde kullandığımız ‘Shaping Tekniği’ akıcılığı şekillendirerek yeniden bir akıcılık kazandıracak bir tekniktir. Kullandığımız bu teknik her bireyin yaşına yaşantısına uygun şekilde düzenlenmiş bir tekniktir.

Konuşma problemi farklı olan bireyleri aynı ortamda bulundurmak birey için daha da zorlu olabileceği gibi kendi probleminin daha da kötü olduğunu hissettirebilir bu durumda bireysel terapi çok önemlidir sorunun neyden kaynaklandığı çözmek ve yapılan hatada müdahale etmek bireyin tedavisinin çözümünde yardımcı olmaktadır. Akıcılığı şekillendirmek için var olan konuşma bozukluğunun tamamen unutulması ve yeni bir konuşma stilini benimseyebilmek adına uzun süreçler isteyen bu teknik bireylere kesin sonuçlar vermektedir.

Kekemelik Tedavisi Yöntemleri

Kekemelik doğuştan geldiği sanılan ve genellikle küçüklü yaşlarda meydana gelen bir konuşma problemidir. Bu konuşma bozukluğu bireyde meydana geldiği andan itibaren 1 yıl gibi bir süre içerisinde kaybolma ihtimaline sahip olduğu gibi geri gelme özelliğine de sahiptir. Geri gelen bu kekemelik bireyde varlığını uzun yıllar sürdürür.

Kekemelik tedavi yöntemleri için bir sürü teknik ve varsayım şeklinde kabul görmüş tedavi teknikleri mevcuttur. Bizler terapilerimizde birebir tedaviye önem vermekteyiz çünkü hiç kimsenin yaşı, algılama kapasitesi ya da kekemelik derecesi aynı olmadığından ve konuşma bozukluğu farklı olan insanlarla bir arada bulunmak doğru olmadığından birey için yanlış olur ve eğitmenlerimiz için durum zorlaşır. Bu durumda Kekemer olarak terapilerimizde konuşma bozuklukları, yaşı ve yaşantısı birbirine uygun olan bireylerle terapilere başlamaktayız.

Her kekemelik sorunu yaşayan bireylerin aynı seviyelerde sorun yaşadıkları farz edilse bile kişilerin eğitimle ilgili olan algı süreçleri yahut konuşma bozukluğunun gelişim süreçleri asla aynı olamayacağından bu kadar günde kekemeliğe son demek çok yanlış bir söylemdir.

Kekemelik heyecanlı anlarda ve baskı altında hissettiğimiz anlarda artış göstermektedir. Özellikle makam sahibi kişilerle konuştuğumuzda ya da hiç tanımadığımız biri ile konuşmaya halinde bulunduğumuzda bir tık daha artış gösterir.

Kekemelik gibi karışık yapıların yöntemlerine yönelik olarak sabit bazı çözümlerin düşünülmesi umursamaz bir yöntem arayışı olarak nitelendirilebilir. Özellikle kişilerin uzmanlık dışı zaman planlamalarına kalkışmaları, 10 günde 20 günde son gibi.. çağdışı yaklaşımlarını meydana getirmiştir.

Kekemeliğin tedavi yöntemleri, ancak bilimsel olguların ışığında şekillendirilmiş konuşma alışkanlıklarının kazanımıyla gerçekleşebilmektedir. Kekemeliğe çözüm aslında çok doğru bir tabir bile olmayabilir.

Kekemelik hastalık türlerinden ya da özür sıfatı ile ilgili olmayan iyileşme yada tedavi kelimelerinin yanlış olarak değerlendirilebileceği, terapi kelimsinin daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir.

Konuşma bozukluğu tedavisi nasıl yapılır?

Konuşma bozuklukları, bireyde sesin çıkarılışının, ritminin ve vurgularının istenilen şekilde çıkamaması veya sekteye uğramasıyla meydana gelmektedir. Bu konuşma bozuklukları kekemelik, afazi ya da artikülasyon bozukluğu olarak birkaç türe ayrılmaktadır. Konuşma bozukluğu olan kişilerde zeka geriliği, bellek bozukluğu, işitme özrü ve konuşma organlarında bozukluk olmadan konuşma işlevinin yerine getirilmemesi durumuyla karşı karşıya kalınır. Kişiler konuşmak istedikleri zaman sıkıntı yaşarak çoğu zaman cümlesini tamamlamak istemez.

Konuşma bozukluğu tedavisi uzun süreçler içerisinde çözüm alınabilecek bir yapıya sahiptir. Kişide uzun yıllardır varlığını devam ettiren bu bozukluklar kısa süreler içerisinde sonuç vermez. Konuşma bozuklukları tek tip olarak değerlendirilmemelidir, birbirinden farklı karakteristik özelliklere sahip tanı grupları bulunmaktadır. Konuşma bozukluklarındaki farklılıklara göre konuşma eğitiminin içeriği yöntem ve teknikleri hedef davranışları farklılaşmaktadır.

Bireyler düşüncelerini anlatmakta zorlanıyorsa bu dil bozukluğudur. Eğer bir birey konuşma sesleri düzgün veya akıcı telaffuz edemiyorsa, konuşması akıcı değilse ya da sesiyle problemi varsa bu konuşma bozukluğudur. Bu tip durumlarda birey akıcılığı elde edemiyorsa öncelikle sakin olmalı ve doğru nefes almalıdır. Sonrasında kişi söylemek istediği kelimeyi telaffuz ederken sesli harfi uzatarak cümleye başlamalıdır.

Her bireyin konuşma bozukluğu birbirinden farklı olduğu için terapilerde bireyler, bireysel terapilere girmeli ve danışman terapistiyle sürekli iletişim halinde olmalıdır. Merkezimizde kullandığımız ‘fluency shaping tekniği’ akıcılığı şekillendirerek bireyin konuşmasının suretini düzeltebilen bir tekniktir. Kişiler doğru nefes teknikleriyle ve uzun bir süre aldıkları eğitimler sonucunda kontrol süreçleriyle eğitimlerine devam etmektedirler. Kontrol süreçleri bireylerin sürekli eğitimlerinin günlerinin düşmesiyle devam etmektedir, amacı bireyin günlük yaşamında probleminin nasıl ilerlediği ve geri gelip gelmediğinin kontrol etmektir.

Konuşma Bozukluğu Tedavisi Sonrasındaki Süreçler

Konuşma bozukluğu, doğuştan ya da sonradan oluşan fiziksel sorunların yol açtığı konuşma bozuklukları ve doğuştan olmayan ruhsal ve çevresel etkileşim sonucunda ortaya çıkan konuşma bozuklukları olarak iki grupta nitelendirebiliriz.

Bu sebeplerden özellikle korkunun konuşma bozuklukları için çok görülen bir sebep olduğu söylenebilir. Hatta görülen kâbusların bile rüya sonrasındaki etkileri konuşma bozukluğu olabilmektedir. Konuşma bozukluğu nedenleri arasında özenti, kıskançlık gibi durumlar söz konusu olabilmektedir. Bir diğer nedeni ise öğrenilmiş konuşma bozuklarıdır. Kişiler başkasında gördükleri bu konuşma biçimini benimseyerek istemsiz konuşma bozukluğu yaşayabilir.

Konuşma bozuklukları  genel olarak harf hataları, dil bozuklukları ve takılmalar, tekrarlamalar  olarak gruplandırılmaktadır.

Bu Konuşma bozuklukları  çeşitlerinden en çok görülen ve düzelmesi en fazla zaman alan artikülasyon problemleri bazen harflerin hiç çıkartılamaması yada yerine farklı bir harf kullanılması bazen de yutulması anlamına gelmektedir. Çevresel etkiler ya da doğuştan gelen sorunlardan daha çok sonradan görülen sorunlar olarak sorunlu bir taban üzerine inşa edilen bir yapıya sahiptir.

Konuşma bozuklukları tedavisi genel itibari ile uzun aşamalardan oluşan tekniklerle devam etmektedir. Bu teknikler her bireyin yaşına ve yaşantısına en uygun şekilde tertip edilmiş olan seanslar ve terapiler eşliğinde devam etmektedir. Bireyde uzun yıllardır var olan konuşma bozukluklarının kısa sürede sonuç vermesini düşünmek tedavi sürecinde beklenilmemesi gereken bir düşüncedir çünkü uzun yıllardır var olan bu alışkanlığı tamamen farklı bir teknikle akıcı hale getiremeye çalışmak bile en az 2 ayı içermektedir. Bireyin alışkanlık haline gelmiş ve istemsiz yaptığı bu tekrarlar ya da harf hatalarını tamamen unutup ona farklı bir teknik aşılamak için var olan tekniğin unutulması gerekir bu yüzden kullandığımız tedavi tekniklerini anlayabilmek ve benimseyebilmek için var olanı unutmak gerekir.

Konuşma bozuklukları tedavisi sonrasındaki süreçler kontrol süreçleriyle devam eder, birey aldığı temel eğitim sonrasında kontrolü tamamen elden bırakmamak adına merkezimize uğramalı ve öğrendiği tekniği günlük hayatında da devam ettirebilmelidir.

Konuşma Bozukluğu Tedavisi Neleri İçerir?

Konuşma bozukluğu, genellikle çocuklu yaşlarda meydana gelir, bu süreçte kendiliğinden geçme aşaması olup geri gelme özelliğine sahiptir. Tedavisinde oldukça uzun aşamaları içeren bu bozukluk kısa süreçler içerisinde tedavi edilmesi sorunun tamamen geçmesinde yardımcı olamamaktadır.

Tedavi edilmediği sürece kişide yer edinen bu bozukluk uzun süre devam ettiği gibi kısa sürede tedavi edilemez. Meydana geldiği andan itibaren konuşmanın gidişatının sekteye uğramasıyla devam eden konuşma bozuklukları alışkanlık haline gelmiş olup kişinin konuşurken engelleyemediği bir bozukluk olarak devam eder. Konuşma bozukluğu tedavisi, konuşma terapistleri tarafından yapılabilen akıcı konuşma sorunlarıdır. Konuşma bozukluğu, dil tembelliği, hece ya da harf sorunlarına dayalı olan yanlış konuşma alışkanlıklarıdır ve ilaç tedavileri bulunmamaktadır.

Birden fazla nedenden meydana gelen konuşma bozuklukları korktuğumuz şeylerden de meydana gelebilir. Konuşma bozukluğunun nedeni olarak korkuların ön planda olması doğrudur ancak bu tek nedeni değildir. Aniden korkutulmak, karanlıkta bir cisim görmek, beklenmedik bir haber almak, yeni doğan kardeşi aşırı kıskanmak veya aşırı baskı altında kalmak konuşma sorunlarına yol açabilir. Bir diğer nedeni olarakta konuşma bozukluğunun öğrenilmiş bir davranış şeklinde devam etmesidir. Özellikle çocuklar büyüklerinden gördükleri birçok şeyi tekrar ettikleri için karşılaştıkları konuşma bozukluğu olan bireylerde gördüğü bu konuşma sorununu istemsiz tekrar etmeye başladıklarında benimseyebilirler.

Konuşma sorunları, yeniden şekillendirilmeye yönelik kurgulanmış kontrollü konuşma alışkanlığını elde ettikten sonra ortadan kalkabilmektedir. Yeni uygulanan konuşma terapilerinde, pekiştirilen yeni sistem kişide tam olarak refleks haline gelene kadar, yine konuşma bozukluklarının ortaya çıkma olasılıklarını, yaşanabilecek sıkıntılı olaylarla bağımlı olabilmektedir.

Shaping tekniği konuşmadaki akıcılığı şekillendirmede önemli bir tedavi tekniğidir. Uzun süreçleri olmakla beraber shaping tekniği, konuşma problemi yaşayan bireylerin doğru nefes almayı aynı zamanda alınan nefesin konuşma esnasında nasıl kullanılması gerektiğinin öğrenilmesi açısından güzel sonuçlar meydana getirir. Son olarak bireyler nefes kontrolüyle beraber akıcılığı şekillendirebilmektedir, kullandığımız tedavi yöntemi kesin ve tam bir sonuç doğurmasa bile %95’lik kısmını iyileştirebilir. Geri kalan %5’lik kısmı hayatımızda karşılaşabileceğimiz büyük travmalarla geri gelme ihtimalidir. Bu nedenle tedavi sürecini benimseyebilmek gerekir.

Burada öğreneceğiniz teknikler eğitim süreciniz bitse de egzersizleri evde tekrar ederek var olan ve gelişen problemin ilerlemesini engeller ve problemin en başından sorunumuzu çözmenize yardımcı olur.

Erken Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Toplumumuzda kekemelik bir hastalık ya da fiziksel bir problem olarak düşünülse de, kekemelik bir hastalık ya da fiziksel bir problem değildir. Kekemelik akıcı konuşma bozukluğu olup bireyin konuşmasında meydana gelen takılmalar veya duraksamalar şeklinde görülen ve tedavi edilmediği süre boyunca düzelemeyen bir bozukluktur.

Kekemelik birey hayatı boyunca devam eden ve bazı anlarda artış gösteren bir yapıya sahiptir. Meydana geldiği andan itibaren kişide bir takım zorluklar yaşatan kekemelik heyecanlandığımız da, baskı altında hissettiğimizde veya strese maruz kaldığımızda kendini bariz bir şekilde belli ederken zorlanır ve kullanmak istemediği kelimeler yerine başka kelimeler tercih etmeye başlarız. Her takıldığımızda ve kekelediğimizde konuşmaya olan hevesimiz biraz daha azalır ve çok yakınlarımız dışındakiler haricinde başka kimselerle konuşmak istemeyiz.

Kekemelik 3-5 yaş arasında meydana gelme ihtimali yüksek olan ve kadınlara nazaran erkeklerde daha fazla görülmeye başlanan bir yapıya sahiptir. Bireylerde daha çok korkunun olduğu sebep olarak görülse de kekemeliği tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Bazı uzmanlar bu konuda kekemeliğin öğrenilmiş bir konuşma bozukluğu olduğunu savunurken bazıları kekemeliğin yaşadığımız travmatik bir olay sonucunda meydana geldiğini savunur.

Erken konuşma bozukluğu dediğimiz bu bozukluk 2-5 yaş arasında ki çocukların yaşadıkları bazı travmatik bozukluklar sonucunda meydana geldiği bilinmektedir. Örneğin yeni doğan kardeşi aşırı kıskanma ya da karanlıkta kalma, yüksek bir yerden düşme veyahut her an olabilecek kazalar sonucunda beynin ana merkezinin alabileceği bir darbe erken konuşma bozukluğuna sebep olabilir. İşte bu bozukluğu tedavi edebilmek için erken davranmak çocuk için ileride karşılaştığı sorunları daha rahat karşılamasına sebep olur.

Çocuklarda ya da yetişkinlerde uzun vadede var olan kekemelik için kısa süreli tedavi etki etmez. Aslında kekemelik için kısa süreli bir vade söz konusu olamaz çünkü kekemelik uzun süreler sonucunda olumlu sonuçlar verebilen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle 14 günde kekemeliğe son gibi yerlerde kekemeliğin tedavi edilmesi mümkün olmaz. Biz merkezimizde uzun süreçler sonucunda bireylere yeni konuşma alışkanlığı empoze edip onları tamamen alışmadıkları bir yapıyla karşılaştırıyoruz. Bu sebepten bireylerin kendini hazır hissetmeleri ve iyileşebilmeyi gerçekten istemeleri çok önemlidir.

{$footer_yazisi}